Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesidir. Psikolojik süreçler açısından baktığımızda ise bir yas sürecidir. Boşanma ile çiftler gelecek beklentilerini, hayallerini kaybederler ve bazı durumlarda bunu bir başarısızlık olarak görürler. Diğer taraftan sağlıksız bir ilişkinin içinde kalmaya çalışmak uzun sürede bireylerin hem ruhsal hem fiziksel sağlık sorunları yaşamalarına sebep olmaktadır.
Hiçbir çift boşanmak için evlenmez. Ancak bazen ilişki hayal edildiği gibi olmayabilir. Boşanmak da en az evlenmek kadar doğal bir süreçtir. Boşanmanın en yaygın sebepleri çiftler arasında sevgi ve yakınlık eksikliği, iletişim problemleri, aldatma, saygı ya da güven kaybı, uyum sorunlarıdır.
Boşanan çiftlerin bir kısmı aralarındaki sevginin bittiğini ve bunun da ayrılmalarına neden olduğunu ifade etmektedir. İnsanın en temel ruhsal ihtiyaçlarından biridir sevilmek, değerli olmak, kabul edilmek, yani, var olmak, görünür olmak, varlığın kabul edilmesi. Çiftler sevgi eksikliğini genellikle şu cümlelerle anlatır; “onun için hiçbir şey hissetmiyordum”, “20 yıl evli kaldıktan sonra artık beni sevmiyordu”, “aynı evin içinde artık birbirimizden tamamen bağımsız yaşıyorduk”…
Çiftlerin tüm sorunlarını, mutluluklarını, isteklerini karşılıklı konuşarak çözmesi, birbirlerini anlamaya çalışması mutlu bir ilişkinin temelidir. Ayrılığa doğru yol alan çiftlerin günlük iletişimlerinde azalma, duygu paylaşımında azalma ve tartışmamayı tercih etme halini benimsediklerini görüyoruz. Eğer bir çift biz hiç tartışmayız diyorsa bu gerçekte aralarında iyi bir ilişkinin olmadığının göstergesidir.
Saygı ve güven kaybı da bir ilişkiyi derinden zedeleyen bir başka konudur. Güvenin kaybolmasına en büyük sebep basit bir tartışmada dahi “bitti, gidiyorum, boşanalım…” gibi ifadelerin dile dökülmesidir. Tartışmıyor olmak kadar tartışmalarda hızla öfkelenmek, hakaret, aşağılama, kıyaslama gibi psikolojik şiddet ve elbette fiziksel şiddet de boşanma sebeplerindendir. İnsanlar birçok hayal ile başladığı bu yolculukta eşinden psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü takdirde ve her sözünde boşanma kelimesini duyduğunda artık güvenini kaybetmiş olur ve hayalleri yıkılmıştır.
Sağlıklı bir ilişkide, çiftler birbirleriyle uyumlu bir şekilde büyür ve dönüşürler fakat boşanmanın en büyük sebebi çiftlerin ortak noktada buluşamamasıdır. Farklılıkları çözebilen, farklılıklarına saygı gösterebilen ve bazen de bazı konuları çözemeyecekleri konusunda anlaşabilen çiftler mutlu kalabilir.
Aldatma ise boşanmalarda bir başka yıkıcı sebeptir. Aldatılan taraf büyük bir travma yaşar. Pek çok evlilik aldatılma olsa dahi devam etmektedir. Aldatma ortaya çıktığında evliliğin birinci kısmı yıkılmış sona ermiştir, devam kararı alınmışsa yeni bir evlilik inşa edilecektir, çoğunlukla çiftler bu noktada bir uzman desteği almayı tercih etmektedirler. Boşanma kararı alınması halinde de bu travmatik konuyu geride bırakabilmek için yine bireysel destek alınması önerilmektedir.
Evlilik iki taraflı bir sözleşmedir, boşanma kararını tek taraf alsa dahi artık bu sözleşme sona ermiştir. Diğer tarafın da bu durumu kabul etmesi ve sağlıklı bir şekilde boşanma sürecinin atlatılması gerekmektedir. Gerçek anlamda yolların ayrılması önemlidir.
Çocuksuz boşanmalar çocuklu boşanmalardan daha az karmaşıktır. Her koşulda bir yas yaşanır. Her yas içinde birçok kayıp barındırır. Çocuklu boşanmalarda profesyonel destek almak önemlidir. Çocuklar bu çalkantılı süreçten en az zarar görecek şekilde çıkmalıdır. Diğer taraftan her bir birey kendi psikolojik sağlamlığını korumak ve devam eden süreçte sağlıklı ilişkiler kurabilmek için boşanma sürecinde bir uzman desteğine başvurmalıdır.
Boşanma bir kayıptır; eşliğinizi, evliliğinizi, çekirdek ailemizi kaybederiz. Boşanma gerekçeleri evlenme gerekçeleri kadar çeşitlidir. Şiddet, iletişim eksikliği, çocuklarla ilgili sıkıntılar, alkol kök ailelerle boşanma için altta yatan neden her zaman görünen olmayabilir.